Bir kozmetik rafının önünde durduğunu düşün. Bir şişede probiyotik, diğerinde prebiyotik, bir başkasında postbiyotik yazıyor. Kulağa birbirine çok benzeyen bu kelimeler aslında farklı şeyleri anlatıyor. Neyse ki her birinin uluslararası bilim insanlarının üzerinde uzlaştığı net bir tanımı var. Bu tanımları bilmek, hem neyi neden kullandığını anlamana hem de abartılı iddiaları ayırt etmene yardımcı olur.
Bu üç kavramın tanımı, Uluslararası Probiyotikler ve Prebiyotikler Bilim Derneği'nin (ISAPP) bir araya getirdiği uzman panelleri tarafından yapıldı ve saygın Nature Reviews Gastroenterology and Hepatology dergisinde yayımlandı. Aşağıda bu uzlaşı tanımlarını temel alıyoruz.
Probiyotik: canlı ve yararlı
2014 yılında yayımlanan uzlaşı bildirisine göre probiyotikler, yeterli miktarda uygulandığında konakçının sağlığına yarar sağlayan canlı mikroorganizmalardır. Bu tanımın üç önemli parçası var: canlı olmaları, yeterli miktarda bulunmaları ve sağlık yararının gösterilmiş olması. Yani her bakteri probiyotik değildir; bir mikroorganizmanın probiyotik sayılabilmesi için belirli bir yarar sağladığının kanıtlanması gerekir.
Cilt bakımı açısından bakıldığında, canlı mikroorganizmaları bir krem ya da losyonun içinde canlı ve kararlı tutmak teknik olarak zordur. Bu nedenle bazı ürünlerde mikroorganizmalar koruyucu kaplama teknolojileriyle formüle edilir. Topikal probiyotikler üzerine yapılan çalışmaları inceleyen 2020 tarihli sistematik bir derleme, bazı çalışmalarda cilt nemi, bariyer işlevi ve kızarıklık gibi ölçütlerde olumlu değişimler gözlendiğini, ancak çalışmaların küçük ve birbirinden farklı olduğunu, daha fazla araştırmaya ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
Her bakteri probiyotik değildir; bir mikroorganizmanın bu adı alabilmesi için sağladığı yararın gösterilmiş olması gerekir.
Prebiyotik: dengenin besini
Prebiyotik tanımı 2017'de güncellendi. Yeni tanıma göre prebiyotik, konakçı mikroorganizmaları tarafından seçici olarak kullanılan ve sağlığa yarar sağlayan bir maddedir. Buradaki anahtar kelime seçiciliktir: prebiyotikler herkesi değil, dengeye katkıda bulunan sakinleri öncelikli olarak destekler.
Uzlaşı bildirisi, prebiyotik kavramının yalnızca bağırsakla sınırlı olmadığını, cilt gibi diğer vücut bölgelerini de kapsayabileceğini açıkça belirtir. Cilt bakımında prebiyotiklerin en büyük avantajı, yerleşik topluluğu dışarıdan yeni bir sakin eklemeden, mevcut dengeyi destekleyerek çalışmasıdır. Ayrıca canlı mikroorganizmalara kıyasla formülde daha kolay kararlı kalırlar.
Beneficial Microbes dergisinde yayımlanan bir derleme, prebiyotik ve probiyotiklerin cilt sağlığı üzerindeki olası etkilerini ele alır ve bu yaklaşımların cilt nemini, bariyeri ve mikrobiyal dengeyi desteklemeye yardımcı olabileceğine dair umut verici bulguları özetler. Derleme aynı zamanda bu alanın daha kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç duyduğunu da vurgular.
Postbiyotik: cansız ama etkin
Postbiyotik, en yeni ve en çok merak edilen kavram. 2021 tarihli ISAPP uzlaşı bildirisi postbiyotiği, konakçının sağlığına yarar sağlayan cansız mikroorganizmalar ve/veya onların bileşenlerinden oluşan bir hazırlama olarak tanımladı. Yani burada canlı hücreler yoktur; mikroorganizmaların yapı taşları ya da ürettikleri maddeler vardır.
Bildiri, bir ürünün postbiyotik sayılabilmesi için hangi mikroorganizmadan, nasıl bir işlemle hazırlandığının tanımlanması ve sağlık yararının gösterilmesi gerektiğini vurgular. Yani rastgele bir mikrobiyal ekstrakt otomatik olarak postbiyotik sayılmaz.
Üçü yan yana: kısa bir karşılaştırma
- Probiyotik: Canlıdır. Dengeyi desteklemek için topluluğa yararlı sakinler ekler. Formülde kararlı tutmak teknik özen ister.
- Prebiyotik: Canlı değildir. Mevcut yararlı sakinleri seçici olarak besler ve destekler. Formülde kararlıdır.
- Postbiyotik: Canlı değildir. Mikroorganizma kaynaklı bileşenlerle doğrudan bir yarar sağlamayı hedefler.
- Sinbiyotik: Probiyotik ile prebiyotiğin birlikte kullanıldığı yaklaşımdır; amaç ikisinin birbirini tamamlamasıdır.
Cildin için hangisi?
Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. British Journal of Dermatology'de yayımlanan bir derleme, probiyotiklerin dermatolojide akne, atopik dermatit ve yaşlanma gibi alanlarda araştırıldığını; ağızdan ve cilde uygulanan yaklaşımların her ikisinin de incelendiğini, ancak kanıtların henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirtir.
Pratik açıdan düşündüğünde, prebiyotik içerikli bakım ürünleri günlük rutine en kolay uyum sağlayan seçenektir: kararlıdırlar ve mevcut dengeyi destekleyerek çalışırlar. Probiyotik ve postbiyotik içerikli ürünler ise formül kalitesine ve hangi bileşenin kullanıldığına göre değerlendirilmelidir. Her durumda bu ürünler, nazik temizlik, nemlendirme ve güneşten korunmadan oluşan temel rutinin yerini almaz; onu tamamlar.
Etikette hangi kelime yazarsa yazsın, nazik temizlik, nemlendirme ve güneş koruyucudan oluşan temel rutinin yerini hiçbir ürün tutmaz.
Probiyotik ve prebiyotik krem ne işe yarar?
Bu kremlerin hedefi cildi «iyileştirmek» değil, yüzeydeki doğal dengeyi desteklemektir. Araştırmalarda bazı formüllerle cilt nemi ve kızarıklık gibi ölçütlerde olumlu değişimler görüldü; ama etki formüle ve kişiye göre değişiyor. Pratikte iyi bir prebiyotik ya da probiyotik krem öncelikle iyi bir nemlendiricidir: cildi kurutmaz, hafif asidik yüzeye uyumludur ve temizlik ile güneş korumasının yanında tamamlayıcı bir adım olarak yer alır.
Etiket okurken nelere dikkat etmeli?
- Kesin iyileşme vaat eden ifadelere temkinli yaklaş; bu alanda bilim henüz ölçülü konuşuyor.
- Ürünün cilt pH'ına uygun, nazik bir formül olup olmadığına bak; mikrobiyom dostu bir ürünün cildi kurutmaması gerekir.
- Ürünün içinde neyin, hangi amaçla yer aldığını açıklayan şeffaf markaları tercih et.
- Aynı anda çok sayıda yeni ürüne başlama; cildinin tepkisini görebilmek için birer birer dene.
- Hassas cildin, rozasean ya da egzaman varsa yeni bir ürüne başlamadan önce dermatoloğuna danış.
Rutinde nasıl bir yer tutarlar?
Bu üç kavramı rutinine eklemek için baştan sona her şeyi değiştirmen gerekmez. Mikrobiyom dostu bakım, aslında bir ürün listesinden çok bir yaklaşım biçimidir. Cildi gereksiz yere yıpratmayan, asidik yüzeyi koruyan ve yerleşik topluluğun yaşam alanına saygı gösteren her adım bu yaklaşımın bir parçasıdır.
- Temizlik: Hafif asidik, cildi gergin bırakmayan bir temizleyici, mikrobiyom dostu rutinin ilk adımıdır.
- Nemlendirme: Prebiyotik içerikli bir nemlendirici, bariyer desteğini mikrobiyal dengeyle birleştirmenin kolay bir yoludur.
- Etken maddeler: Asit ve retinol gibi güçlü bileşenleri dozunda kullanmak, topluluğun toparlanmasına zaman tanır.
- Güneş koruma: Gündüz rutininin son adımı her zaman geniş spektrumlu bir güneş koruyucudur.
- Gözlem: Yeni bir ürünü en az dört hafta boyunca, tek değişken olarak deneyip cildinin tepkisini not et.
Bu basit çerçeve, raftaki ürünlerin etiketlerini okurken de sana yol gösterir: bir ürün mikrobiyomu desteklediğini söylüyorsa, en azından cildini kurutmuyor ve yüzeyini dengesizleştirmiyor olmalıdır.
Probiyotik ve prebiyotik hangi besinlerde bulunur?
Günlük beslenmede probiyotik denince akla ilk yoğurt, kefir ve geleneksel turşu gibi fermente besinler gelir; ancak her fermente besin, tanımdaki anlamıyla probiyotik sayılmaz. Prebiyotik etki gösteren lifler ise baklagillerde, yulafta, soğan, sarımsak ve pırasada, muz gibi meyvelerde bulunur. Çeşitli ve lifli bir beslenme, bu iki grubu takviyeye gerek kalmadan sofrana taşımanın en kolay yoludur.
Akılda kalsın
Probiyotik canlı bir yardımcıdır, prebiyotik o yardımcıların besinidir, postbiyotik ise onların bıraktığı faydalı izlerdir. Üçü de cildin mikrobiyomuyla savaşmak yerine onunla iş birliği yapma fikrine dayanır. Bu, cilt bakımında yeni ve heyecan verici bir sayfa. Ama her yeni sayfada olduğu gibi, gerçekçi beklentiler ve sabır en iyi rehberdir.
Bu rutini kurarken işine yarayabilir
EcoProbiotic bakım serisi ↗
TemizlemePrebiyotikli Yüz Temizleme JeliMakyajı ve günün kirini nazik bir köpükle alır; temizlerken cilt bariyerini de destekler. Sabah ve akşam.İncele ↗
NemlendirmePrebiyotikli Cilt KremiCildi nemlendirir ve bariyerin onarımına yardımcı olur. Tüm, kuru ve yağlı cilt için üç ayrı formülü var.İncele ↗Kaynaklar
- 1.Expert consensus document: The International Scientific Association for Probiotics and Prebiotics consensus statement on the scope and appropriate use of the term probiotic
Hill C, Guarner F, Reid G, Gibson GR, Merenstein DJ, Pot B ve ark. · Nature Reviews Gastroenterology & Hepatology · 2014 · doi:10.1038/nrgastro.2014.66
Probiyotiği, yeterli miktarda uygulandığında sağlığa yarar sağlayan canlı mikroorganizmalar olarak tanımladı.
- 2.Expert consensus document: The International Scientific Association for Probiotics and Prebiotics (ISAPP) consensus statement on the definition and scope of prebiotics
Gibson GR, Hutkins R, Sanders ME, Prescott SL, Reimer RA, Salminen SJ ve ark. · Nature Reviews Gastroenterology & Hepatology · 2017 · doi:10.1038/nrgastro.2017.75
Prebiyotiği, konakçı mikroorganizmalarınca seçici olarak kullanılan ve sağlığa yarar sağlayan madde olarak tanımladı ve kapsamın cildi de içerebileceğini belirtti.
- 3.The International Scientific Association of Probiotics and Prebiotics (ISAPP) consensus statement on the definition and scope of postbiotics
Salminen S, Collado MC, Endo A, Hill C, Lebeer S, Quigley EMM ve ark. · Nature Reviews Gastroenterology & Hepatology · 2021 · doi:10.1038/s41575-021-00440-6
Postbiyotiği, sağlığa yarar sağlayan cansız mikroorganizmalar ve/veya bileşenlerinden oluşan hazırlama olarak tanımladı.
- 4.Impact of prebiotics and probiotics on skin health
Al-Ghazzewi FH, Tester RF · Beneficial Microbes · 2014 · doi:10.3920/BM2013.0040
Prebiyotik ve probiyotiklerin cilt nemi, bariyer ve mikrobiyal dengeyi desteklemeye yardımcı olabileceğine dair bulguları derledi.
- 5.The role of topical probiotics in skin conditions: A systematic review of animal and human studies and implications for future therapies
Knackstedt R, Knackstedt T, Gatherwright J · Experimental Dermatology · 2020 · doi:10.1111/exd.14032
Topikal probiyotik çalışmalarında bazı olumlu sonuçlar gözlendiğini, ancak daha büyük çalışmalara ihtiyaç olduğunu bildirdi.
- 6.Changing our microbiome: probiotics in dermatology
Yu Y, Dunaway S, Champer J, Kim J, Alikhan A · British Journal of Dermatology · 2020 · doi:10.1111/bjd.18088
Probiyotiklerin dermatolojide araştırıldığı alanları özetledi ve kanıtların henüz başlangıç aşamasında olduğunu vurguladı.




